Ben, yani Dilan, Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olduktan sonra kurumsal bir şirketin uluslararası bölümünde çalışıyordum. Masa başı dediğimiz iş tanımına pek uygun bir yapıda olmadığımı her geçen gün daha da iyi anlıyor, haftasonlarımı çeşitli workshoplarda geçiriyordum. Şu an daha rahat görebiliyorum; aslında bu boşluk seni mutlu eden şeyi her gün deneyimleyerek alışkanlık haline getirmekle dolabiliyormuş...

Gaios tam da bu noktada yakalıyordu hayatımı...

Nasıl mı oluştu? Biz kadınların çoğunun olduğu gibi benim de günün birinde saç aksesuarına ihtiyacım oldu ve aklıma satın alabileceğim bir yer gelmedi. Saç aksesuarları diğer aksesuar çeşitleri arasında tek tük kalıp kayboluyordu ya da üzerine yoğunlaşılmamıştı. Kolyelerle karışmış, değer bulamamış haldelerdi. Bunun yanında da kaliteli saç aksesuarları ulaşılabilir fiyatların çok uzağında ve çeşit bakımından limitliydi.

Kendimi farklı ve iyi hissetmek istediğim günlerde yurtdışından aldığım saç aksesuarları imdadıma yetişiyordu. Saç aksesuarı konusundaki bu eksikliği fark ettiğimde aslında kendimde hissettiğim eksikle birbirini tamamlayıp, kocaman bir artı olacağını fark etmem uzun sürmedi. Durum böyle olunca tahmin edersiniz ki, kolları sıvadım ve ilk ürünlerimi çıkarmaya başladım. Hayallerim gün geçtikçe genişledi. Araştırmalarım sırasında kendimi mitolojinin içinde buldum ve mitolojideki güçlü kadınları günümüze taşıma hayalim de, Gaios’un anlamını oluşturdu. Bu macera aslında çocukluğumdan beri verdiğim hediyelerin paketlerini kendim tekrar yapıp süslememdeki amacımda olduğu gibi; insanların mutluluğunu gördükçe devam edecekti...

Değebildiğim herkesin en mutlu günlerinde aslında benim de bir parçam yanlarında oluyordu ve Gaios, paylaştıkça artıyordu! Doğumlarda, nişanlarda, kınalarda, düğünlerde; hatta en klasik olarak adlandırılabilecek günlerde bile Gaios kadınları klasikten uzak kılıyor, beni de mutluluklarına dahil ediyordu. Kadının en sade, en basit halindeyken bile bir aksesuarla kendine güveninin ne denli arttığının ve farklılaştırdığının en yakın gözlemcisi olabilme şansı da benimdi. Kafanızda sizi yansıtan bir ürün taşıdığınızda insanlar yüzünüzden gözünü alamıyor, eskiden tamamlayıcı olarak görülen aksesuar, artık başlı başına odak noktasını oluşturuyordu. Belki günün birinde saç aksesuarının yerini alacak olan kelime ‘Gaios’, işte bu şekilde bir genç kızın sevdiği işi yapmaya başlayıp insanlara dokundukça büyümesiyle oluşmuştu.

Çünkü hayat mutsuz olmak için cok kısaydı. Daha gerçekleştirecek bir sürü hayalimiz ve büyümeyi bekleyen bir ailemiz var...